İstanbul Avrasya Maratonu

İstanbul Marathon Giriş Sayfası

  Cumartesi,10.05.2008

 Ana Sayfa Yap.    Sık Kullanılanlara ekle

Dil Seçimi:  Türkçe  -  English  -  日本語   


Medya | Genel Bilgi | Ödüller | Rota | Sonuçlar | Parkur Rekoru | Ne için Koşuyoruz | Resimler | İstanbul | Tarihçe | İrtibat


AVRASYA MARATONU GÖNÜLLÜ ÇALIŞMA FORMU
İBB Spor A.Ş.
 

AVRASYA MARATONU GÖNÜLLÜ
ÇALIŞMA FORMU

Dünyaca ünlü organizasyon olan, Kıtalararası İstanbul Avrasya Maratonu için gönüllü olarak görev alacak arkadaşlarımızın aşağıdaki formu doldurarak tarafımıza göndermeleri gerekmektedir. Tıklayınız...

 

Avrasya Maratonu Duyuru Servisi
Adınız:
Soyadınız:
E-Mail Adresi:
Listeye Ekle
Listeden Çık

 

1979'dan 2007'ye Avrasya Maratonu  


1979’dan 2007’ye AVRASYA

  Tercüman Gazetesi tarafından 1973 yılında gündeme getirilen Asya’dan Avrupa’ya maraton fikri, 1979’da bir grup Alman turistin girişimiyle start aldı. Boğaz Köprüsü’nden ilk kez koşanlar bunun 1 Nisan şakası olduğu endişesindeydiler. Yıldan yıla gelişen Avrasya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi  organizatörlüğünde ise zirveye ulaştı.

  Avrasya 2007 için heyecanlı bir geri sayım yaşanırken, bu dev organizasyonunun doğuşu, gelişimi ve bugünlere ulaşması kuşkusuz çok kolay olmadı. Yüz binleri bir kıtadan kıtaya koşturmak gibi özelliğiyle de dünyanın en ilgi çeken maratonu olan Avrasya zaman zaman bir çok engelle karşılaştı. Ama bir iki yıl hariç her defasında bu ekonomik ve siyasi engelleri aşarak gündemdeki yerini  korudu. Türk sporu ve İstanbullar için vazgeçilmez bir şölen havasına kavuşan maratonda ilk adımın atıldığı 1979’dan bu yana tam 29 yıl geçti. Tarihi sürece bakıldığında şu net olarak görülecektir ki, Avrasya, en muhteşem dönemlerini ağırlıklı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonunda yaşadı.

Nasıl başladı

  1973 yılında Tercüman Gazetesi tarafından İstanbul Boğaz Köprüsü’nde maraton koşulması fikri ortaya atılmış fakat 1979 yılına kadar bu sadece düşüncede kalmıştır. 1979’da İstanbul’u ziyaret eden bir grup Alman amatör sporcunun aynı konuyu gündeme getirmesiyle, İstanbul Valiliği, Atletizm Federasyonu ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün onayıyla ilk maraton gerçekleştirilmiştir. 1979 yılında büyük zorluklar ile yola çıkılarak start alan o dönemki ismiyle "Asya-Avrupa Koşusu", bir avuç insanın katılımı ve 4 kişinin üstün gayretleriyle gerçekleşebildi. İstanbul halkı o sıralarda daha henüz yeni tamamlanmış bulunan Boğaziçi Köprüsü’ne yaklaşırken, yolun kapatılarak bir koşunun düzenleneceği öğrendiğinde bunu bir 1 Nisan şakası olduğunu sanmıştı. 1 Nisan 1979’da start alan maratonun tertip komitesinde yer alan ve Türk atletizminin babası olarak bilinen Selahattin Yıldız, yine eski atlet ve Atletizm Federasyonu Başkanlığı yapan Ali Ergenç, Ziya İğdebeli ile Osman Kazancıoğlu’nun girişimleri ile koşulabildi. Düşük bir bütçe ve büyük zorluklarla karşılaşan organizasyon ekibinin imdadına, Almanya’dan katılacağını açıklayan 60 kişilik bir ekip yetişti.

  Simtel ve Hisarbank’ın sponsorluklarını alan yarış komitesi, kaynak sıkıntısını aşınca bu kez de Karayolları’nın engeli ile karşılaştı. Binlerce insanın tempolu bir şekilde Boğaz Köprüsü’nden koşmasının, köprü güvenliğini tehlikeye sokacağı gerekçesiyle karayollarından izin alınamadı. İstanbul Valisi’nin araya girmesiyle çözülen sorun ile birlikte "dünyanın ilk kıtalararası maratonu" unvanını kazanan Asya-Avrupa Koşusu start aldı. Maraton; 10, 20  ve 42 kilometrelik üç bölümden oluşurken ayrıca 15 kilometrelik bir yürüyüş etabı daha eklenerek 4 etaba çıkarıldı. Yarışın sembolü olan ve daha sonra da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce benimsenen turuncu-lacivert renkler için 60 kişi ile yarışa katılan konuk Alman takımının forma renklerinden esinlenildi. İlk olarak bir jest niteliği taşıması amacıyla davetiyeler üzerinde kullanılan renk, daha sonraki yıllarda İstanbul’da kabul gördü. Büyük yankı uyandıran ilk yarışın ardından Gençlik Spor Müdürlüğü ve Beden Terbiyesi ile Atletizm Federasyonu, yarışın geleneksel bir boyut kazanması için çaba sarf ettiler.  Ancak gerek koordinasyon eksikliği, gerekse koşuya yeterli önemin verilmemesi sebebiyle ilerleyen yıllardaki yarışlarda, büyük aksaklıklar yaşandı.

Büyükşehir damgası

  Bu problemler dolayısıyla, Asya-Avrupa Koşusu’na ilk gününden itibaren büyük katkılarda bulunup isim babalığı yapan Selahattin Yıldız ile dönemin Atletizm Federasyonu Başkanı Ali Ergenç, koşunun gerçek amacına ulaşmasını sağlamak ve büyük bir sportif etkinlik haline gelmesi için, yarışın organizatörlüğünü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hibe etme kararını aldılar. Büyük baskılar ve uzun tartışmalar sonunda Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolüne geçen Avrasya Koşusu, 1982’den sonra yeni bir hüviyet kazandı. Önce ismi, "Kıtalararası Avrasya Maratonu" olarak değişti ve sonra da belediyenin katkıları ile şölen havası kazandı. İlerleyen yıllarda ise tam anlamıyla dev bir organizasyona dönüştü.

  Bu dönemde Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi arasında yaşanan gerilim, Atletizm Federasyonu’nda Büyükşehir lehinde tavır koyan Federasyon Başkanı Ali Ergenç’in istifası ile sonuçlandı.

  Ali Ergenç, o günleri değerlendirirken, "Bugün aynı durumda olsam yine belediyeye verirdim koşuyu, çünkü bize ayrılan bütçe ve imkanlarla koşunun uluslararası bir boyut kazanması mümkün değildi. Yolları kapatacaksınız, binlerce, hatta on binlerce insanı yarışa hazırlayacaksınız, organizasyon, araçlar tahsis edeceksiniz. Elbette devlet istese organizasyonun en mükemmelini yapar. Ancak o dönem koşunun geleceği için yetkiyi belediyeye vermek en doğru karardı" diyor.

  Avrasya Maratonu, Nurettin Sözen’den sonra başkanlık görevine gelen Recep Tayyip Erdoğan döneminde de giderek büyüyen bir katılımla gerçekleşti. Artık uluslar arası yerli ve yabancı isimler bu şölende boy gösterirken,  kategoriler ve ödüller artırıldı, IAAF, AIMS gibi dünya atletizmini yöneten kuruluşlardan tebrik ve destek yağmaya başladı.

  1998 yılındaki Avrasya’da rekor kırılarak yaklaşık 150 bin kişi Asya’dan Avrupa’ya geçti. Bu yıl içerisinde geçmişten gelen birikim, 500 kişilik hazırlık komitesinin elinde çok iyi değerlendirildi. Artık Avrasya, tam anlamıyla dünya atletizminin en önemli organizasyonlarından biri haline gelmişti.

1999 depremzedeler için

  1999 yılına gelindiğinde, Türkiye’yi derinden sarsan 17 Ağustos depremi nedeniyle maratonun koşulup koşulmayacağı tartışılır hale geldi. Toplum olarak yaşanan üzüntünün yanı sıra güzergahın geçtiği Boğaz Köprüsü’nden aynı anda binlerce insanın koşması bir risk meydana getirebilirdi. Ancak İstanbul Valiliği başkanlığındaki koordinasyon kurulu, organizasyonun yapılmasının Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılı dönemi atlatmasında yararlı olacağına karar verdi. Ardından da köprü üzerindeki riske karşılık katılımcı sayısı 75 bin kişiyle sınırlandırıldı. 75 bin kişinin yer aldığı 1999 Avrasya Maratonu’nun da elde edilen gelirler de deprem zedelere bağışlandı. Bu karar, bir spor şöleninin, toplumdaki yardımlaşma duygusunu ortaya çıkarması açısından da diğer ülkelerdeki organizasyonlarca örnek alındı. Depremden etkilenen Marmara Bölgesi’nden bir çok aile bu yardımlarla sorunlarının bir kısmını çözme imkanını buldu.

2000’de Olimpiyatlar için

  2000 Avrasya Maratonu, dev organizasyonun tarihinde önemli bir yer tutar.  İlk defa gerçekleştirilen uygulamaların yanı sıra, tanıtım ve dünyadaki izlenme oranıyla da çok başarılı bir organizasyon olarak değerlendirilmiştir. Koşu, başta TRT, NTV, CNN Türk gibi yerli televizyonların yanı sıra bütün dünyaca izlenen Eurosport kanalı vasıtasıyla naklen yayınlandı. Böylelikle hem Türk atletizminin bu alandaki başarısı hem de İstanbul’un tarihi ve doğal güzellikleri bir çok ülkeye nefis görüntülerle aktarıldı. Reuters, Washington Post, AP gibi medya kuruluşlarıyla birlikte toplam 150 yerli ve yabancı gazetecinin de bu dev organizasyonu yakından takip etmesi dikkat çekiciydi.

  2000 yılının bir diğer özelliği; İstanbul’un 2008 Olimpiyatları için yaşadığı adaylık sürecidir. Bu nedenle maraton bu adaylığı güçlendirmek ve yerel yönetim olarak Büyükşehir Belediyesi’nin dev organizasyonları başarıyla gerçekleştirebileceğini göstermek açısından büyük önem taşıyordu. Bu nedenle her türlü ayrıntı düşünüldü, sportif başarı ve yankılanma için dünyanın en ünlü atletleri davet edildi. 75 bin kişilik kısıtlamaya rağmen aşırı ilgi nedeniyle bu sayının 100 bine yaklaşması vatandaşların da Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği desteğin en açık göstergesiydi.

Kuşkusuz ilk’ler bununla sınırlı değildi.

  • Dördüncü etap olarak eklenen Engelliler kategorisi büyük maraton gibi 42 kilometre koşuldu.

  • İnönü Stadı’nda kurulan doping kontrol merkeziyle ilk 3’e giren atletlere test uygulandı.

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden federasyon başkanı ile 3 sporcunun iştiraki sağlandı.

  • 2008 Olimpiyatları temasını vurgulayan Avrasya müziği bestelendi. Bu müzik kaset ve CD’lerle İstanbullular’a dağıtılırken, 15 gün boyunca da sesli tanıtımda değerlendirildi.

  • İstanbul’un 30 ayrı merkezinde standlar kuruldu, çeşitli promosyon ve hediyeler dağıtıldı.

  • Start ve finiş noktalarında 2008 Olimpiyatları adaylığını vurgulayan görkemli taklar kuruldu.

  • Maraton sonrası İnönü’deki şenlikte Mahsun Kırmızıgül ve diğer ünlü sanatçılar binlerce İstanbullu’ya neşeli saatler yaşattılar. Buradaki havai fişek ve paraşüt gösterisi de büyük ilgiyle karşılandı.

2001’de katılım azdı

  Kuşkusuz Avrasya tarihinin katılımı en az koşusu 2001 yılında yaşandı. Bu tarihe kadar yaptığı başarılı organizasyonlarla kamuoyunda büyük beğeni toplayan ve gerçek bir atletizm şölenine imza atan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetmelik engeliyle karşılaştı. 22. Avrasya Maratonu’nu düzenleme yetkisi 27.12.1999 tarihli yönetmelikle Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne verilir. Aradan bir yıl geçmesine rağmen bu yönetmelik de değiştirilir 12.06.2000 tarihinde yürütme kurulu başkanlığına İstanbul Valiliği getirilir. Buna göre, organizasyonla talip olacak kuruluşla da ayrı bir protokol yapılacaktır. Maratonu düzenlemeye Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Atletizm Federasyonu talip olur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi devreden çıkarıldı. Öncelikle 28 Ekim olan maraton tarihi 11 Kasım’a ertelenerek büyük bir yanlış yapıldı. Buna rağmen organizasyondaki acemilik bir türlü giderilemedi, hiçbir uluslar arası atlet davet edilmedi. Sönük tanıtım ve kötü organizasyon  nedeniyle İstanbullular da Avrasya’ya ilgi göstermedi ve katılımcı sayısı 1500’te kaldı. Bu rakam, koşuların tarihindeki en düşük katılımı ifade ediyordu.

Bu olumsuzluklara rağmen 7 üyeli Düzenleme Komitesi’nde yer alan Büyükşehir Belediyesi üzerine düşen her görevi eksiksiz yerine getirdi.

2002’de yeniden Büyükşehir

  Avrasya’nın içinde düştüğü bu durum yerli ve yabancı basında geniş şekilde yer aldı ve 2002 tarihinde organizasyon yetkisinin yeniden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni devredilmesi istendi. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Erdoğan Toprak’ın sağduyusu  ile, Türk atletizmine ve İstanbul’un tanıtımına katkı hedefiyle, Avrasya yeniden ehil ellere verilmiş oldu. Bakan Erdoğan Toprak’ın bu kararı atletizm çevrelerinin yanı sıra İstanbullular tarafından da sevinçle karşılandı. Nitekim Avrasya Maratonu 2002,  on binlerce vatandaşların bir festival coşkusu, usta atletlerin ise kıran kırana mücadele ettiği bir organizasyon olarak tarihteki yerini aldı. İki yıl arasındaki bu fark, Avrasya Maratonu’nun Büyükşehir Belediyesi’yle nasıl daha büyük ve dünyanın konuştuğu bir spor platformuna dönüştüğünü herkese göstermesi açısından önemliydi.

Avrasya, Büyükşehir’le büyüdü

  İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmadan düzenlenen 23. Avrasya Maratonu hafızalardaki yerini hala koruyor. Cılız, renksiz ve düşük dereceler... Bu nedenle koşuyu düzenleme yetkisinin yeniden yerel yönetime verilmesi kuşkusuz Avrasya’nın geleceği için de çok olumlu bir karardı. Geride kalan 29 yıllık Avrasya tarihi incelendiğinde en büyük hamlelerin ve coşkunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organizatörlüğünde yaşandığı net şekilde görülüyor. Büyükşehir ilk defa tam yetkiyle koşuyu organize ettiği 1989’da katılım ve tanıtım açısından önemli bir gelişme sağlandı. Ardından 1994’te büyük bir ivme kazanıldı ve katılımcı sayısı ilk defa 10 bin kişinin üzerine çıktı. 1997’ye gelindiği ise 90 bin kişi bu önemli organizasyona katılırken 1998’de tam 150 bin kişi Asya’dan Avrupa’ya geçti. 2006'da toplam ödüllerin 572 bin dolara yükseltilmesiyle Avrasya Maratonu'na katılan uluslararası elit atletlerin sayısı arttı. Aynı gün koşulan New York Maratonu'nda 20 atlet 2:20:00'ın altında bir derece yaparken, İstanbul Avrasya Maratonu'nda 23 atlet bu derecenin altında koştu.

Maraton yerel yönetimlerin

  Dünyadaki yaygın uygulama maratonları o şehrin yerel yönetimi tarafından düzenlenmesi şeklindedir. Buna göre, atletizmle ilgili federasyon ve bazı resmi kuruluşlar yerel yönetime destek veriyor. Avrupa’nın en popüler maratonlarından olan Paris Maratonu buna en iyi örneklerden biridir. Ünlü New York Maratonu ise Amerika’da çok yaygın olan Atletizm Kulübü tarafından organize edilmektedir. Dünyada bu denli ünlü olmayan ancak her yıl düzenli olarak yapılan koşularda da ana görevi yerel yönetimler üstlenmektedir.

 


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Tic. A.Ş.
Spor A.Ş. Bilgi işlem tarafından yapılmıştır.